8 Mart 2014 Cumartesi

Oğluna yıllar sonra 'kızım' diyecek!


Manisa’da eşinden boşanan 3 çocuk annesi E.B., yıllardır 'Oğlum' dediği en büyük çocuğuna önceleri kabullenemese de şimdi 'Kızım' demeye hazırlanıyor.


İstanbul'da turizm ve otelcilik eğitimi gören ve 16 yaşındayken "Erkeklere ilgim var, kendimi kadın hissediyorum" diyen 20 yaşındaki E.C., hormon tedavisi görüyor ve yakında cinsiyet değiştirmek için bıçak altına yatacak.
Her şey 2010 yılında aile Mersin'de otururken başladı. Ailenin büyük çocuğu E.B. lisede okurken cinsiyet değiştirmeye karar verdi. Olayı kabullenememe, şehir şehir dolaşma ve yaşama tutunmak için büyük fedakarlıkla geçen zor dönemi anne E.B. şöyle anlattı:
"Lise 2'nci sınıf öğrencisiyken oğlum, 'Erkeklere ilgi duyuyorum. Kendimi kadın olarak hissediyorum' itirafında bulundu. Bu durumu hissediyordum ama konduramıyordum. Şoke oldum. 'Hevestir, geçer', 'Doktora gidelim' dedim. Bana, 'Ben, böyleyim. İçin rahat edecekse doktora gidelim' diye yanıt verdi. Doktora gittik. Doktor çocuğumun bu şekilde kimliğini kabul ettiğini ve kaybetmek istemiyorsam yanında olmam gerektiğini söyledi."
"ÖĞRENDİĞİMDE ÖLSÜN İSTEDİM"
Oğlunun bu itirafından sonra onunla ilgili tüm hayallerinin yerle bir olduğunu anlatan E.B., "Niye bunlar benim başıma geldi?" diye düşündüğünü ifade ederek şöyle devam etti:
"Böyle hikayeleri hiç bilmiyordum. Eşcinseli biliyordum. Hepsini aynı zannediyordum. Ama öyle değilmiş. 'Tacize mi, tecavüze mi uğradın?' diye sordum. Öyle bir şey yaşamadığını, hissiyatının bu olduğunu söyledi. 'Allah'ım canını al oğlumu öyle görmeyeyim' dedim. 'Ölsün, en azından yerini mezarını bilirim' dedim. Ama zaman içinde kabullenmek zorunda kalıyorsun."
"ÇOCUĞUMDAN VAZGEÇMEDİM"
E.B., aile yaşantısının bu olaydan sonra tamamen değiştiğini, oğlunun cinsiyet değiştirmesinden eşini suçladığına dikkati çekerken, "Ondan nefret ediyordum. Onun yüzünden böyle olduğunu düşündüm. Çocuklarına karşı hiçbir sevgisi yoktu. Bunu öğrendi. Şoke oldu, sustu. Hep, susacak sandım. Ancak, sonraki zamanlarda hep, 'Bırak gitsin' dedi. Kardeşlerine kötü örnek olduğunu ondan kurtulmamız gerektiğini söyledi. Ama çocuğumdan vazgeçmedim" dedi.
ŞEHİR ŞEHİR GEZDİ
Olayın duyulmasının ardından yaşadıkları çocuklarıyla Ankara’ya taşınmak zorunda kaldığını belirten E.B., şöyle devam etti:
"Burada çocuğunu kabullenmeyen eşimden boşandım. Kendi ayaklarım üstümde durabilmek için bir işyerinde sekreter olarak çalışmaya başladım. Ancak, büyükşehirde yapamayıp, Manisa’ya taşındık. Hep bir kaçış halinde yaşadık. Ayaklarım üstünde durmak için işe başladım. Şimdi evimde ufak tefek ürünler yaparak geçimimizi sağlıyorum."
"ESMER KARA YAĞIZ DELİKANLIDAN ESMER GÜZELİNE"
İstanbul’da turizm ve otelcilik eğitim-öğretimi gören çocuğunu her haliyle sevdiğini dile getiren E.B., "Esmer kara yağız yakışıklı bir erkekti" dediği oğlu için "Şimdi, benim esmer güzeli kızım oldu" diye konuştu.
Kendisi gibi çaresiz insanlara yardım edecek hiçbir resmi kurumun olmadığını öne süren anne E.B., kendisi durumundakilerin kaderine terk edilip, cüzzamlı gibi davranıldığından yakındı. E.B., şunları söyledi:
"Biz de böyle olsun istemezdik. Ama bunları yaşıyoruz. Benzer durumu yaşayan ailelerden çocuklarına sahip çıkmalarını istiyorum. Her gün 3 defa onu arıyorum. Çünkü korkuyorum. Okulunu bitirmesini, ayaklarının üstünde durup düzeyli bir şekilde hayatını yaşamasını istiyorum. Hiçbir zaman çocuklarından utanmasınlar. Aileleri tarafından dışlandıkları için sahipsizlik hissediyorlar ve her türlü kötü yola gidiyorlar. Aileler, buna izin vermesin."
E.B., kendisinin Manisa’da kurulan ve toplumdaki dışlanmış kişilere yardım etmek için seferberlik başlatan 'Yeniden Bir Yaşam Derneği’nin verdiği psikolojik desteği ve yaptığı el işleri sayesinde çaresizlikten kurtulup, yaşama daha güçlü bağlandığını belirtti.


www.milliyet.com.tr den alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder